23 Nisan 2026
18
THY ile
Özbekistan
Bu yolculuk, Özbekistan’ın bin yıllık şehirlerinde sadece görmekle yetinmeyip hissetmeye davet eden özel bir deneyim; Taşkent’in günlük hayatından Semerkant’ın ihtişamlı meydanlarına, Buhara’nın dar sokaklarında yavaşlayan zamana uzanan bir İpek Yolu hikâyesi. Koşturmadan, yüzeyde kalmadan, yerel hayatla temas ederek; çayhanelerde soluklanılan, pazarlarda seslere karışılan, taşların hafızasına kulak verilen bir rota. Dört günde çok yer gezmekten ziyade, az ama derin yaşanan, turdan çok anıya dönüşen bir keşif.
Gidiş: 23 Nisan 2026 Perşembe / 01:15 / Türk Hava Yolları / İstanbul Havalimanı – Buhara | Dönüş: 27 Nisan 2026 Pazartesi / 02:20 / Türk Hava Yolları / Taşkent – İstanbul Havalimanı
İstanbul’dan geç saatlerde kalkacak uçağımız yaklaşık 5 saatlik bir uçuş sonrası sabah erken saatlerde Buhara’ya inecek.
Sabah erken saatlerde Buhara’ya varışımızla birlikte, Orta Asya’nın en iyi korunmuş şehirlerinden birine adım atacağız. Avlulu bir konakta alacağımız sakin bir kahvaltı; sıcak tandır ekmeği, yerel kaymak ve çay eşliğinde, şehrin ritmine yavaşça girmemizi sağlayacak. Günün ilerleyen saatlerinde Ark Kalesi ve Bolo Hauz Camii çevresinde dolaşacak, Buhara’nın siyasi ve dini geçmişine yakından bakacağız. Dar sokaklara saparak şehrin daha az bilinen avlularına ulaşacak, planlı bir rotadan çok karşılaşmalarla ilerleyen bir şehir deneyimi yaşayacağız. Öğle yemeğinde Buhara usulü pilavla, yerel mutfağın karakterini tanıyacağız. Akşamüstü Lyabi-Hauz Meydanı’nda çay molası verecek, günün temposunu bilinçli olarak düşüreceğiz. Akşam yemeğinde mantı, lagman ve yöresel çorbalarla Buhara mutfağını sofrada keşfedeceğiz.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Poi Kalon Kompleksi’ni ziyaret edecek, minarenin gölgesinde Buhara’nın yüzyıllara yayılan ticaret ve inanç tarihini hissedeceğiz. Kubbe altı çarşılarda dolaşırken bakır ustalarını, ipek ve baharat tezgâhlarını görecek; el işçiliğinin hâlâ nasıl yaşadığını gözlemleyeceğiz. Öğle saatlerinden sonra Semerkant’a doğru yola çıkacağız. İpek Yolu’nun iki önemli durağı arasında ilerlerken coğrafyanın ve kültürün nasıl değiştiğini fark edeceğiz. Varışın ardından kısa bir dinlenme molası verecek, akşamüstü Registan Meydanı’na doğru yürüyeceğiz. Gün batımında medreselerin aldığı renkler, bu karşılaşmayı programdan çok bir ana dönüştürecek. Akşam yemeğinde Semerkant’a özgü lezzetler eşliğinde günü tamamlayacağız.
Güne Şah-ı Zinde’de başlayacak, çinilerle kaplı bu kutsal yol boyunca sessizce ilerleyeceğiz. Ardından Gur-Emir Türbesi’ni ziyaret ederek Timur mirasını yakından tanıyacağız. Siyob Pazarı’nda vereceğimiz kısa mola sırasında taze meyveler, kuru yemişler ve sıcak somsa ile Semerkant’ın gündelik hayatına karışacağız. Öğleden sonra Taşkent’e geçecek, modern Özbekistan’ın başkentinde bambaşka bir atmosferle karşılaşacağız. Taşkent metrosunda istasyon istasyon ilerlerken, bir ulaşım hattının nasıl bir sanat mekânına dönüştüğünü deneyimleyeceğiz. Akşam yemeğinde şehrin en iyi plov noktalarından birinde Taşkent usulü pilav tadacağız.
Son gün Taşkent’in daha yerel yüzünü keşfetmeye ayıracağız. Chorsu Pazarı’nda dolaşırken baharat kokularına, ekmek fırınlarına ve günlük alışveriş yapan halka karışacağız. Şehir merkezinde yapacağımız yürüyüşlerle Sovyet mirası ile modern yaşamın iç içe geçtiğini göreceğiz. Gece saatlerinde Taşkent’ten dönüş yolculuğuna çıkarken, dört gün boyunca derin, dengeli ve özenle seçilmiş anlarla dolu bir İpek Yolu deneyimini geride bırakacağız.
Kaynak: baskaturlumacera.com
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.